Sadi
1210 - 1292
Saadi (tam adıyla Saʿdī Şīrāzī, genellikle Saadi olarak anılır) 13. yüzyılın önde gelen İranlı şairi, düzyazı yazarı ve ahlak düşünürüdür. 1210 dolaylarında Şiraz’da doğduğu kabul edilen Saadi, hem nazım hem nesir alanında derin etkiler bırakmış; özellikle Gulistan (Gül bahçesi) ve Bustan (Bahçe) adlı eserleriyle edebiyat tarihinde merkezi bir yere gelmiştir. Eserleri kısa hikâye, didaktik öğretiler ve ahlaki öğütleri şiirsel bir üslup ve zekâ ile harmanlar; demokratik insanlık görüşü ve toplumsal erdem vurgusuyla tanınır. Hayatı boyunca yaptığı geniş seyahatler, onun gözlemlerini ve çok kültürlü perspektifini beslemiş; eserleri sadece İran kültüründe değil, tüm İslam coğrafyasında ve Batı’da da tercüme edilip etkili olmuştur. Saadi’nin sözleri ve aforizmaları resmi metinlerde, mezar taşlarında ve diplomatik bağlamlarda sıkça alıntılanır; Şiraz’daki türbesi hâlen ziyaret edilen bir kültürel anıt olarak varlığını sürdürür. Edebî dili, ahlakî derinliği ve insan merkezli mesajları nedeniyle Saadi klasik Pers edebiyatının en kalıcı figürlerinden biri sayılır.
Sözler (42)
"El âlemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme."
"Gereken kadar konuş. Başkaları seni susturmadan susmasını bil."
"Gidişata bakıp üzülme, sabırlı ol; sabır acıdır, fakat meyvesi tatlıdır."
"Hangi sofradan doyarsan doy, rızkı veren Allah'tır."
"Horoz dövüşürken çevik ise de, tunç pençeli doğana nasıl saldırır? Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınca fareye döner."
"İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur."
"İnsan ümitsizliğe düştü mü, mağlup kedinin köpeğe saldırması gibi, dilini uzatır."
"İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak."
"Kedi âciz kalınca pençesiyle kaplanın gözünü çıkarır. Yılan da başını taşla ezeceğinden korkarak çobanın ayağını sokar."
"Kimsenin hoşuna gitmese bile, sen faydasına inandığın bir sözü söyle. Onu bugün dinlemeyen cahil yarın pişman olacak..."
"Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir."
"Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır."
"Ne söyleyeyim?" diye düşünmek, "Niçin söyledim?" diye düşünmekten hayırlıdır."
"Nice ünlü kişileri yer altına gömdüler de varlıklarından yeryüzünde iz kalmadı... Toprak, kendisine teslim ettikleri o kocamış leşi öyle bir yedi ki, sonunda kemiği bile kalmadı."
"Sevinmek istiyorsan sevindireceksin, sevilmek istiyorsan seveceksin."
"Temiz can göç yolunu tuttuktan sonra ha taht üzerinde ölmüşsün, ha toprak üstünde!"
"Kadere cahil insan pençe gösterir."
"Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar."
"Meyvelerle yüklü dal, başını yere kor."
"Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz."