Şeyh Galip

Şeyh Galip

1757 - 1799

Şeyh Galip (doğum adı genellikle Mehmed Esad olarak kaydedilir; 1757–1799), Osmanlı döneminin önemli Divan şairi ve Mevlevi velîsidir. İstanbul çevresinde yetişmiş, klasik edebiyat geleneği içinde tasavvufi görüşleri şiirine taşımış; sembolik, alegorik ve mistik anlatımıyla dönemin estetik anlayışını temsil etmiştir. En çok tanınan eseri Hüsn ü Aşk olup, bu mesnevi; aşk, güzellik ve hakikat temalarını bir araya getiren alegorik bir yapıt olarak Türk edebiyatının başyapıtları arasında sayılır. Şeyh Galip, hem gazel ve kaside türlerinde hem de mesnevi ve nazire türlerinde üretim göstermiş, dil ve imge zenginliğiyle dikkat çekmiştir. Mevlevi tarikatının kurumsal ortamında hem dinî hem edebî bir konum edinmiş; şiirleri sonraki kuşaklar tarafından yorumlanmış ve sıklıkla ders konusu olmuştur. Eserleri ve düşünsel yaklaşımı, Osmanlı klasik şiir geleneğinin son dönemindeki estetik dönüşümlerin anlaşılmasında önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir.

Sözler (18)

"Efendimsin cihânda i’tibârm varsa sendendir"

"Benim feyz-i hayatım hâsıl-ı rûh-ı revânımsın"

"Veren bu sûret-i mevhum revnak reng-i hüsnündür"

"Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencide"

"Ne kadar bilmese de halk hüner-mendi tanır."

"Vakt-ı Şâdî de gelir mevsim-i mihnet de geçer."

"Hayret-dih-i cân o çeşm-i Şehbâz / Âhû-yi füsûn kebûter-i nâz."

"Bilmem ne füsûndu ol fesâne / Dûzah haberin getirdi câne."

"Korkutmağa düşme bî-mahaldir / Vuslat dediğim benim eceldir."

"Cân oldu piyâle-nûş-ı hasret / Çeşm oldu güher-fûrûş-ı hasret."

"Zannetme ki şöyle böyle bir söz / Gel sen dahi söyle böyle bir söz."

"Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen."

"Fârıġ olmam eylesen yüzbin cefâ sevdim seni / Böyle yazmış alnıma kılk-ı kazâ sevdim seni / Ben bu sözden dönmezem devreyledikçe nûh felek / Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni."

"Şiir mumdan kayıklarla alev denizini geçmeye benzer."

"Her renge boyan da renk verme."

"Vücut, ruhun bineğidir."

"Gâh kar yağıyordu,gâh karanlık."

"Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz."