Knut Hamsun

Knut Hamsun

1859 - 1952

Knut Hamsun (doğum adı Knud Pedersen, 1859–1952), Norveçli romancı ve modern edebiyatın öncülerinden biridir. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında yayınladığı Sult (1890), Gizemler (1892) ve Pan (1894) gibi romanlarla bireyin iç dünyasını, bilinç akışı benzeri anlatım teknikleri ve psikolojik çözümlemelerle ele alarak çağdaş roman biçimlerinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. En bilinen eserlerinden biri olan Markens Grøde (1917; Türkçesi “Toprakların Bereketi” ya da “Toprak Verimi”), Hamsun’a 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazandırmıştır ve kırsal yaşam ile insan doğası temalarını ustaca harmanlamasıyla öne çıkar. Hamsun’un edebi itibarı, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazizm’i destekleyen siyasi tutumları nedeniyle gölgelenmiştir; savaş sonrası dönemde bu yönü nedeniyle sert eleştirilere ve yasal süreçlere maruz kalmıştır. Edebiyat tarihçileri Hamsun’u, hem modern romanın biçimsel yenilikleri hem de ahlaki ve politik yönleri tartışmaya açık bir figür olarak değerlendirir; eserleri bugün hâlâ dünya dillerine çevrilmekte ve 20. yüzyıl edebiyatı üzerine yapılan çalışmalarda sıkça incelenmektedir.

Sözler (23)

"Aşk aklıyı aptal yapar."

"Mert olan sözünde durur."

"Gurur insanı öldürebilirdi."

"Gel de yaşa bu aptallar içinde!"

"Aklıma sıçdıramıyordum karanlığı."

"Ömür, tutuşturulmuş bir ot gibidir."

"Hiçbir şey görmez oldum, hiçbir şey duymaz."

"Bütün ömrüm bir mercimek çorbasına fedadır!"

"Her şeye rağmen namuslu olmak boşuna değildi."

"Ben gözetlendiklerini bilmeyen hayvanlar isterim."

"Sevincin de kederin de kaynağı insanın kendi içidir."

"Ben hayvanları kafeste görmekten hiç hoşlanmam."

"Yoksul aydın, zengin aydından çok daha kuvvetli görür."

"Yaşamak, başkaları kadar benim de hakkım değil miydi?"

"Hayat bu kadar ezdikten sonra insanda cesaret mi kalır?"

"Okumak doldurur, konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır."

"İnsan deli olmasa bile, biraz duyarlı bir kalbe sahip olabilir pekalâ."

"Yüksek sesle dünyanın bütün güçlerine cehennem azapları diledim."

"Uyuyamayacak olduktan sonra gözlerini kapalı tutmanın ne faydası var."

"Öyleleri vardır ki, ufak tefek şeyler onları yaşatır da sert bir söz onları öldürür."