Henri Bergson
1859 - 1941
Henri-Louis Bergson (1859–1941), Fransız filozof ve entelektüel hayatın önemli figürlerinden biridir. 18 Ekim 1859'da Paris'te doğan Bergson, École Normale Supérieure'de eğitim gördü ve modern felsefe üzerine özgün katkılarda bulundu. 1900 yılında Collège de France'da modern felsefe kürsüsüne atandı ve entelektüel kariyeri boyunca hem akademik hem de geniş kamuoyunca tartışılan bir düşünür oldu. Başlıca eserleri arasında Time and Free Will (1889), Matter and Memory (1896) ve Creative Evolution (1907) yer alır; 1927'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmesi, düşüncesinin edebiyat ve kültür üzerindeki etkisinin bir göstergesidir. Bergson'un felsefesi, özellikle süre (la durée) ve canlı yaratıcı evrim (élan vital) kavramları etrafında şekillenir ve mekanik determinizme karşı insan bilincinin akışkan, niteliksel doğasını vurgular. Zihinsel deneyimlerin niceliksel ölçülere indirgenemeyeceğini savunarak fenomenoloji, süreç felsefesi ve edebiyatta yeni yaklaşımların oluşmasına ilham verdi. 4 Ocak 1941'de Paris'te hayatını kaybeden Bergson, 20. yüzyıl felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bıraktı; düşünceleri hala felsefe, psikoloji ve edebiyat çalışmalarında tartışılmakta ve referans gösterilmektedir.
Sözler (45)
"İnsan toplumlarının ve bireysel kaderin evriminde olduğu gibi, hayatın evriminde de en büyük başarıları, en ağır tehlikeleri göze alanlar elde etmiştir."
"Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir: Hayat asla geriye dönmez, kendini asla tekrar etmez."
"Genellikle, bilmek için bilmeyi değil, bir taraf tutmak için, bir fayda sağlamak için ve en nihayet elde edilecek bir menfaat için bilmeyi hedefleriz."
"Arzuları uğruna çabalayacakları o dar yolda, boş verin, ter döküp didinsinler; haset, tıpkı yıldırım gibi, önce yüksekleri vurur."
"Çabanın amacı kendini olabildiğince maddenin kulluğundan kurtarmak ve sonuç olarak kendi özgürlüğünü yaşamaktır."
"Toplum bizden başka bir şey daha talep eder. Hayatta kalmamız yeterli değildir onun için, iyi yaşamamız da gerekir."
"Artık yavaş yavaş rolünün sonuna geldiğini hissetmeyen canlı yoktur; ve Yaşamak, yaşlanmak demektir."
"Evrende gerçek değişimlerin olabilmesi için, hareketli olanın sahiden yani içeriden değişmesi gerekir."
"Ne kadar ileriye gidebileceğimizi bilmenin tek bir yöntemi var: yola çıkmak ve yürümeye başlamak."
"Felsefe, saf bir biçimde kendimize ve etrafımıza bakma kararımızdan başka bir şey değildir."