Edmund Husserl
1859 - 1938
Edmund Husserl (1859–1938), çağdaş Avrupa felsefesinde fenomenoloji akımını kurarak bilinç ve deneyimin yapılarına odaklanan özgün bir düşünsel program geliştiren Alman filozofudur. Moravya’da Proßnitz’te doğan Husserl başlangıçta matematik eğitimi almış, daha sonra felsefeye yönelerek Franz Brentano’nun etkisi altında bilinç ve niyetlilik (intentionality) kavramlarını merkezine alan eleştirel bir yöntemi formüle etmiştir. En önemli yapıtları arasında Logische Untersuchungen (Mantıksal İncelemeler) ve Ideen zu einer reinen Phänomenologie und phänomenologischen Philosophie (Saf Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe Üzerine Fikirler) sayılabilir. Husserl’in çalışmaları fenomenolojik redüksiyon (epoché) ve özlerin sezgisel betimlenmesi gibi yöntemler aracılığıyla felsefede bilimsel titizliği yeniden kurmayı amaçladı. Öğretisi, Martin Heidegger, Roman Ingarden, Edith Stein, Aron Gurwitsch ve Alfred Schutz gibi bir sonraki kuşak filozof ve sosyologları derinden etkiledi; ayrıca 20. yüzyıl fenomenoloji, varoluşçuluk ve analitik felsefe tartışmalarında belirleyici bir kaynak oldu. Freiburg’daki akademik çalışmaları, Nazi döneminde maruz kaldığı dışlanma ve baskıya rağmen, fenomenolojinin sonraki gelişmelerine altyapı hazırlamıştır.
Sözler (36)
"Hiçbir yaşantının zorunlu olarak sürekli olması gerekmez, ama Saf Ben ilke olarak zorunlu olandır."
"Her bilinç kendine özgü bir niyet geliştirir; bu niyet o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlandıracağını etkiler."
"Dünya görüşleri çatışabilirler, yalnızca bilim, sorunu karara bağlayabilir ve onun kararı sonsuzluğun damgasını taşır."
"Bilim, gerçek bilim nereye kadar uzanıyorsa, ancak oraya kadar ve her yerde aynı anlamda öğretilebilir ve öğrenilebilir."
"Bilgi yalnız insanın bilgisidir, insan zihninin formlarına bağlıdır; şeylerin kendi doğasına, şeylerin kendisine ise ulaşamaz."