Octavio Paz

Octavio Paz

1924 - 1998

Octavio Paz (1914–1998), modern Meksika edebiyatının en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilen şair, deneme yazarı ve diplomattır. Meksika’da doğup yetişen Paz, dilin estetiği ve kültürel kimlik üzerine derinlemesine düşünceleriyle tanınır; şiir ve deneme arasında hareket eden üretimi hem yerel hem evrensel temaları işler. En ünlü eserleri arasında ulusal kimlik ve tarih üzerine yazdığı El laberinto de la soledad (Yalnızlığın Labirenti) ve şiiri Piedra de Sol (Güneş Taşı) yer alır; 1990’da Nobel Edebiyat Ödülü ile onurlandırılmıştır. Kültürel kimlik, modernite, yalnızlık ve dil felsefesi Paz’ın yazınının merkezinde bulunur. Gençlik döneminde sürrealizm ve çağdaş Avrupa düşüncesinden etkilenmiş; sonraki yıllarda Doğu felsefesi ve mistik düşüncelerle karşılaşmaları eserlerine yeni yönler kazandırmıştır. Diplomatik hizmetleri sırasında uluslararası kültürel ilişkilerde aktif rol oynamış ve Meksika dış hizmetinde çeşitli görevlerde bulunmuştur. Ayrıca yayıncılık alanında da etkili olmuş, Vuelta gibi edebi dergilerle düşünce ortamına katkıda bulunmuştur. Latin Amerika ve dünya edebiyatı üzerindeki etkisi, hem şiirsel dili hem de entelektüel derinliğiyle bugün de çalışılmaya ve tartışılmaya devam etmektedir.

Sözler (48)

"Oligarşileri zengin ve hükümetleri yoksul olan, demokratik deneyimleri olmayan ülkelerde, siyasal hizipler arasındaki mücadele kaçınılmaz bir şekilde şiddete yol açar."

"İşçilerin davası, her şeyden önce dernek kurma ve grev yapma hakkını gerektirir, öyleyken, bu haklar, onları özgürlüğe kavuşturanların ellerinden ilk aldıkları haklardır."

"Ölümlerimiz, hayatlarımızı aydınlatır.Ölümlerimiz anlamdan yoksunsa hayatlarımız da yoksun demektir.Herkes aradığı ölümü ölür; kendisi için hazırladığı ölümü."

"İdeoloji, fikirleri maskelere dönüştürür; kendini taşıyan insanı saklar ve aynı zamanda gerçeği görmekten alıkoyar. Hem başkalarını hem kendimizi aldatır."

"Marks, sosyalizmin uluslar arasında savaşa bir son vereceğine inanmıştı; adına ve mirasına el koyanlarsa, savaşı ulusların değişmez koşulu hâline getirdiler."

"Kişinin kendi yalnızlığını duyması, kendini aşağı gördüğü anlamına gelmez; olsa olsa, kendi varlığını ötekilerden ayrı gördüğü şeklinde yorumlanabilir."

"İnsanın dünyası anlamlar evrenidir. Bu dünya, belirsizliklere, çelişkilere, çılgınlıklara veya şaşkınlıklara katlanabilir, fakat anlamsızlığa asla."

"Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımuz yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir."

"Ne var ki insanlık hiçbir zaman kendi içine yerleşmemiştir: İnsanlık zamandır ve zaman benlikten sürekli ayrılıştır."

"Bir ağaçla bir düş arasındaki fark hakkında ne bilebilirim? Ağaca dokunabilirim; düşe sahip olduğumu bilirim."

"Demagog, kışkırtmalarıyla kaosu hazırlar; sonra da zorba darağaçlarıyla ve cellatlarıyla gelir, kendisini sunar."

"Novalis demiştir ki; Düşümüzde düş gördüğümüzü görmeye başlayınca uyanma zamanı yakındır."

"Okumak, insanın kendine giden, aklının ucundan geçmeyen yollar bulmasıdır. Bu bir keşiftir."

"Toplumlar çelişkiler yüzünden değil, onları çözme yetenekleri olmadığı için ölürler."

"Zincirler içindeki bir adamın yeryüzünü uçurması için gözlerini kapaması yeterlidir."

"İnsan uçsuz bucaksız kentte yalnız kalır, milyonlarca başka yalnızla yapayalnız."

"İnsanlar bir öndere boyun eğdiklerinde özgür ve eşit olmaktan çıktılar."

"Bana öyle gelir ki, insan, tarih içinde bir varlık değil, tarihin kendisidir."

"Kötünün büyüğü küçüğü olmaz. Kötü kötüdür."

"Nasıl yaşadığımız, nasıl öleceğimizi aydınlatır."