yaşlanma

54 söz bulundu

"Yılların elimizden çekip aldığı yaşama zevklerini dişimiz, tırnağımızla savunmalıyız."

"Yaşamla karşıtlık oluşturan, ölümden ziyade, yaşlılıktır. Yaşlılık, hayatın parodisidir; oysa ölüm, hayatı bir yazgıya dönüştürür: Ona bir kesinlik boyutu kazandırarak, onu sınırlamak ve korumak yoluy…"

"Yaşamakta olduğumuz günler göstermektedir ki, güçlü liderler ne kadar yaşlanırsa yaşlansınlar siyasetten ayrılmaları kolay olmamaktadır."

"Yaşlı bir insan olarak ölmeyeceğimi biliyorum. Kaybedecek fazla zamanım yoktur. Benim yerimi alanlar, benim kadar enerjik olamayacaklardır. Alınması gerekli, kaderimizi etkileyecek kararları alamayaca…"

"Acı değil yavrucuğum Korku değil bu yaşam, Bir sarsılmaz denge ki yürür, Açlıklar bir gün öfkeyle, Yokluklar bilinçle titreşir, Bu denge yürür, Ağaç yaşlandıkça çürür, Fidan yaşlandıkça büyür."

"Kimi eskidiği için yaşar kimi yaşadıkça eskir ne tohumda keramet ne toprakta ne başakta marifet yaşamakta..."

"Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum,Ne büyük nimet olduğunu, ah ey güzel gün.Boş yere üzülmekte mana yok, anlıyorumKadrini bilmek lazım artık her açan gülün.Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün,Y…"

"İnsanlar sana ne kadar genç göründüğünü söylediklerinde, sana ne kadar yaşlı olduğunu söylüyorlardır."

"Şarap ihtiyarlık hemşiresidir."

"At olalım, insan olalım, ihtiyarlığı kolay kolay üstümüze konduramayız."

"İnsan gençliğinde kalbine ne kadar çok his ve hatıra biriktirirse o kadar geç ihtiyar olur. İnsana ekmekten, sudan fazla his lazım."

"Sanırım Şarap gibiyim. Yaşlandıkça o kadar iyi oluyorum."

"Eski dostların ne kadar gerekli olduğunu ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçasını teşkil ettiğini elli yaşından sonra daha iyi anlarsınız."

"Her erkek 12-18 yaşlarında sevimliliğinin doruğuna ulaşır, ikinci doruğu ise 70-90 yaşlarındadır."

"20 yaşındayken ve 50 yaşındayken ölüm çok farklıdır."

"Gençliğin güzel bir yüzü, ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır."

"Arslan kocayınca sıçan deliği gözetir."

"Ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez."

"Yaşlılık, hastalık, uzak ve berbat bir yerde yapayalnız ve bakımsız ölmek, bunlar hep mukadder şeylerdi."

"Ne çare ki çocuklukta en ehemmiyetsiz sayılan şeylerin ihtiyarlığın eşiğinde insanın kendisi için büyük bir kıymet kazanacakları, hatta az çok tarih değeri alacakları hatıra gelmiyor."