Ölüm
Fani dünya, ayrılık ve sonsuzluk üzerine sessiz bir tefekkür sunan, ölümü ve sonrasını anlatan sözler
423 söz bulundu
"Ölümden neden korkacakmışım? Ben buradaysam ölüm yoktur. Ölüm buradaysa ben yokum. Ben varken olmayan bir şeyden neden korkayım?"
"Ölüm gelecek diye acı çekmek en büyük aptallıktır. Ölüm varken biz yokuz. Biz varken ölüm yoktur. Onunla hiç karşılaşmayacağız."
"Ölüm ne yaşayanları ilgilendirir ne de ölüleri. Çünkü yaşayanlar için ölüm yoktur. Ölülerin ise zaten kendileri yoktur."
"Ölümden korkmak anlamsızdır, çünkü yaşadığımız sürece ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise artık biz yokuz."
"Kendi ölümünüzü hayal edebilseniz de edemeseniz de var olmamaktan korkmamız çok normaldir."
"Var olduğumuz sürece ölüm ortada yoktur; ölüm geldiği anda da biz artık yokuz."
"Yaşam ve ölüm hükmümüz altında değildir."
"Ölüm ve acı engellenemez ancak onlardan duyulan korku ve endişe engellenebilir. Kötü olan ölüm değil. Utanç verici bir ölümdür."
"Ölümdür yalnız olmak, tanrısız olmak!"
"Ölümden sonra size ne olacağını düşündüğünüzde, doğumdan önce size ne olduğu üzerine de düşünün. Bir yere gitmeyi planlıyorsanız, zaten bir yerden gelmişsinizdir."
"Geceleyin gözün ışığı söndüğünde, insan bir kandil yakar kendine; yaşarken ölüye dokunur uykusunda; uyanikken uyuyana."
"Ölmeden önce kimse mutlu değildir."
"Ama şimdi ayrılma zamanı geldi, ben ölüme ve siz yaşamlarınıza. Hangimiz için daha iyi olduğunu ancak Tanrı bilir."
"Aslında insanlar hiç ummadıkları ve geleceğine inanmadıkları ölümü beklerler."
"Garip değil mi? Ölüm bana hayatı düşündürdü. Halbuki daha evvel hayat bana ölümü düşündürürdü."
"Ölümden değil, gelecekten korkuyorum."
"Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık."
"Ölmek istemiyorum ama yaşamanın da meraklısı değilim."
"İnsanlar acı karşısında teselliye ihtiyaç duyuyor; çoğu insan ayrıca ölümden sonra da yaşamın devam ettiğine, görünmez bir varlık tarafından sevildiklerine inanmak istiyor."
"Sanır mısın ki, ölünü gömdüğün o mezar, emaneti sonsuza kadar saklar. Aç bak. Bütün mezarlar bomboş. Kara delik dedikleri, öyle sandıkları gibi, fezada değil toprağın içinde."